Bipolar bozukluk, kişinin ruh halinde, enerji düzeyinde ve günlük yaşamını sürdürme becerisinde belirgin değişikliklere yol açan bir duygudurum bozukluğudur. Hastalıkta zaman zaman aşırı enerjik, hareketli ve coşkulu olunan mani dönemi, zaman zaman ise yoğun mutsuzluk, isteksizlik ve enerji kaybıyla seyreden depresyon dönemi görülür. Bu dönemlerin süresi ve şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
Bipolar bozukluk her yaşta görülebilse de çoğunlukla geç ergenlik ve genç erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Tedavi edilmediğinde eğitim, iş yaşamı, aile ilişkileri ve sosyal yaşam üzerinde önemli etkiler oluşturabilir.
Bipolar Bozukluk Neden Olur?
Bipolar bozukluğun tek bir nedeni bulunmamaktadır. Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki değişiklikler ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir.
En sık görülen neden ve risk faktörleri şunlardır:
- Ailede bipolar bozukluk öyküsünün bulunması
- Beyindeki nörotransmitter (sinir hücreleri arasında iletişimi sağlayan kimyasallar) dengesindeki değişiklikler
- Yoğun stres
- Travmatik yaşam olayları
- Uyku düzeninin uzun süre bozulması
- Bazı ilaçlar ve madde kullanımı
- Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı
- Hormonal değişiklikler
Genetik yatkınlık hastalığın ortaya çıkma riskini artırsa da her aile bireyinde bipolar bozukluk gelişeceği anlamına gelmez.
Bipolar Bozukluk Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler hastalığın bulunduğu döneme göre değişiklik gösterebilir.
Mani döneminde görülen belirtiler:
- Aşırı neşeli veya taşkın ruh hali
- Çok hızlı konuşma
- Sürekli yeni fikirler üretme
- Kendine aşırı güven
- Uyku ihtiyacında belirgin azalma
- Dikkatin kolay dağılması
- Riskli davranışlarda bulunma
- Aşırı para harcama
- Kontrolsüz kararlar alma
Depresyon döneminde görülen belirtiler:
- Sürekli mutsuzluk
- İlgi kaybı
- Halsizlik
- Uyku bozuklukları
- İştah değişiklikleri
- Konsantrasyon güçlüğü
- Suçluluk hissi
- Umutsuzluk
- Ölüm veya intihar düşünceleri
Acil değerlendirme gerektiren belirtiler
Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
- İntihar düşüncesi veya girişimi
- Gerçeklikten kopma (psikoz)
- Kontrol edilemeyen saldırgan davranışlar
- Günlük yaşamı sürdüremeyecek düzeyde bilinç ve davranış değişiklikleri
Bipolar Bozukluk Nasıl Teşhis Edilir?
Bipolar bozukluk tanısı ayrıntılı psikiyatrik değerlendirme ile konur. Tanı sürecinde hastanın belirtileri, atak öyküsü ve aile öyküsü birlikte değerlendirilir.
Tanıda kullanılan yöntemler şunlardır:
- Ayrıntılı psikiyatrik muayene
- Fizik muayene
- Kan testleri (benzer belirtilere neden olabilecek hastalıkları dışlamak amacıyla)
- Psikolojik değerlendirme ölçekleri
- Gerektiğinde nörolojik incelemeler
Bipolar bozukluk için tanıyı doğrulayan tek bir laboratuvar testi bulunmamaktadır.
Bipolar Bozukluk Tedavisi Nasıl Yapılır?
Bipolar bozukluk tedavisi, belirtilerin kontrol altına alınmasını ve yeni atakların önlenmesini amaçlayan uzun süreli bir süreçtir.
Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:
- Duygudurum dengeleyici ilaçlar
- Antipsikotik ilaçlar
- Bazı hastalarda antidepresan tedaviler
- Psikoterapi (konuşma terapisi)
- Psikoeğitim
- Düzenli psikiyatri kontrolleri
Yaşam tarzı düzenlemeleri de tedavinin önemli bir parçasıdır.
Bunlar arasında:
- Düzenli uyku alışkanlığı kazanmak
- Sağlıklı beslenmek
- Düzenli egzersiz yapmak
- Alkol ve madde kullanımından kaçınmak
- Stresi yönetmeyi öğrenmek
- İlaçların hekim önerisi dışında bırakılmaması
Tedavi planı hastanın klinik durumuna göre psikiyatri uzmanı tarafından kişiye özel olarak düzenlenir.
Bipolar Bozukluk Nasıl Önlenebilir?
Bipolar bozukluk tamamen önlenebilen bir hastalık değildir. Ancak atakların sıklığı ve şiddeti bazı önlemlerle azaltılabilir.
Korunmaya yardımcı olabilecek öneriler:
- İlaçların düzenli kullanılması
- Kontrol muayenelerinin aksatılmaması
- Düzenli uyku saatlerine uyulması
- Aşırı stresten kaçınılması
- Alkol ve uyuşturucu maddelerden uzak durulması
- Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesi
- Yakın çevrenin hastalık konusunda bilinçlendirilmesi
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Uzun süren mutsuzluk, aşırı enerjik dönemler, davranış değişiklikleri veya günlük yaşamı etkileyen ruh hali dalgalanmaları görüldüğünde psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.
Aşağıdaki belirtiler acil değerlendirme gerektirir:
- İntihar düşüncesi
- Kendine veya çevresine zarar verme eğilimi
- Gerçeklik algısının bozulması
- Şiddetli mani belirtileri
- Ani bilinç ve davranış değişiklikleri
OFM Antalya’da Bipolar Bozukluk Tanı ve Tedavi
OFM Antalya Hastanesi’nde ilgili branş hekimleri tarafından hastaların tanı, tedavi ve takip süreçleri güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda değerlendirilmektedir. Bipolar bozukluk hakkında daha fazla bilgi almak ve size en uygun tedavi seçeneklerini öğrenmek için OFM Antalya Hastanesi’nin Psikiyatri birimiyle iletişime geçin.
Bipolar Bozukluk Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bipolar bozukluk nedir?
Bipolar bozukluk, mani ve depresyon dönemleriyle seyreden kronik bir ruh sağlığı hastalığıdır. Erken tanı ve düzenli tedaviyle belirtiler kontrol altına alınabilir.
Bipolar bozukluk tamamen iyileşir mi?
Bipolar bozukluk uzun süreli takip gerektiren kronik bir hastalıktır. Düzenli tedavi ve hekim kontrolü ile atakların sıklığı azaltılabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.
Bipolar bozukluk kalıtsal mıdır?
Genetik yatkınlık önemli bir risk faktörüdür. Ancak ailesinde bipolar bozukluk bulunan herkes bu hastalığa yakalanmaz.
Bipolar bozukluk hangi yaşlarda başlar?
En sık 15-30 yaş arasında görülmekle birlikte çocukluk veya ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.
Bipolar bozukluk tanısı nasıl konur?
Tanı, psikiyatri uzmanının ayrıntılı değerlendirmesi, hastanın belirtileri ve geçmiş öyküsünün birlikte incelenmesiyle konur.
Bipolar bozukluğu olan kişiler çalışabilir mi?
Uygun tedavi gören ve düzenli takip edilen birçok kişi eğitimine, iş yaşamına ve sosyal hayatına devam edebilir.
Bipolar bozuklukta uyku neden önemlidir?
Düzensiz uyku, mani veya depresyon ataklarını tetikleyebilir. Bu nedenle düzenli uyku tedavinin önemli bir parçasıdır.
Bipolar bozukluğu olan biri ilaçlarını bırakabilir mi?
İlaçların hekim önerisi olmadan bırakılması yeni atak riskini artırabilir. Tedavi değişiklikleri mutlaka psikiyatri uzmanı tarafından planlanmalıdır.
