Bel Ağrıları

Bel Ağrıları

İnsanların %80’i yaşamları boyunca en az bir kez bel ağrısı çekerler. Akut bel ağrıları çoğunlukla mekanik nedenlere bağlıdır ve bunların da çoğu kendiliğinden iyileşir.Bel ağrısı 20-40 yaşları arasında başlamakta, 45-60 yaşlarında pik yapmaktadır. Sigara içenler, uzun yol sürücüleri, pozisyon değiştirmeden uzun süre oturanlar, ağır yük kaldıranlar, ani hareketler yapanlar, sırt ve karın kasları zayıf olanlar bel ağrısına daha yatkındır. Bel bölgesi 5 adet omur ve sakrum (sağrı) kemiğinden oluşur.Omurlar üstüste gelerek içinden omuriliğin geçtiği omurga kanalını oluşturur.Omurga omuriliği ve omurilikten çıkan sinirleri korur.Omurlar önde disk denen yastıkcıklar, arkada faset denen eklemlerle birbirlerine tutunurlar.Diskler omurların birbirlerine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında amortisörlerdir, yükü dengeli ve eşit bir şekilde alt seviyelere iletirler.Diskler basitçe iki bölümden oluşur; sağlam lifli dış bölüm ve yumuşak jölemsi iç bölüm.Dış bölüm iç bölümü korur ve esnek hareketi sağlar.Ayrıca omurga bağlar ve kaslar tarafından desteklenir.Omurilik beynimizin verdiği emirlerin vücudumuzun diğer bölümlerine taşınmasından sorumludur, bacak kaslarına, idrar kesesine, cinsel organlara sinir dallarını verir. Bu sinirler bacak hareketini, hissini, idrar, dışkılama kontrolünü ve cinsel fonksiyonları sağlar.Başlıca bel ağrısı sebepleri; doğumsal anomaliler, travma, bel fıtığı,faset sendromu,kanal darlığı,lomber spondiloz(belin dejeneratif hastalığı-kireçlenme),belde kayma,omurga kaynaklı romatizmalar,kemik erimesi,kas romatizmaları,tümörler,enfeksiyonlar,alt karın ve karın zarı içindeki organlardan yansıyan ağrılar,psikolojik kökenli ağrılardır.Mekanik kökenli ağrılar fiziksel aktivite ile artar,istirahatle rahatlar.İnflamatuar kökenli ağrılar ise dinlenmekle artar,hafif fiziksel aktivite ile hafifler.Ağrı belden bacağa vurabilir,bazen ise belde ağrı olmadan sırf bacakta ağrı olabilir.Bel ağrılarının ancak %2’si bel fıtığına bağlıdır ve gerçek bel fıtıklarının ancak %
15’i ameliyat gerektirir.Bel ağrısı ile gelen hastanın ilk başta yürüyüş paterni ve duruşu değerlendirilir.Bacaklarda kısalık ya da hareket kısıtlılığı olup olmadığına bakılır.Bazen diz ve kalça problemleri de belde ağrı yapabilir.İyi bir öykü bazı özel testleri de içeren muayene yöntemlerinden sonra çoğu kez ilk kez bel ağrısı olan hastaya pek fazla tetkike gerek olmayabilir.Lüzumlu hallere bazı kan testleri ,röntgen, sinir iletim çalışmaları, bilgisayarlı tomografi, magnetik rezonans, kemik sintigrafisi gibi ek incelemeler yapılabilir.Muayene ve incelemeleri biten hasta ağrısının olası nedenleri hakkında bilgilendirilmeli ve belini doğru kullanmadı konusunda eğitilmelidir.Akut bel ağrılarında 3 gün,bacağa vuran ağrı olduğunda 1 hafta istirahat önerilmelidir, bundan daha uzun süreli istirahatlerin tedaviye olumlu katkısı saptanamamıştır.İlaç tedavisi olarak ağrı kesiciler, kas gevşeticiler vs gibi seçenekler hastanın durumuna uygun olarak verilmelidir.Gene hastanın durumu ve hastalığının dönemine göre egzersizleri de içerebilen fizik tedavi yöntemleri (yüzeysel ve derin dokuları ısıtarak ağrı kesci özelliği olan aletler, elektronik bel çekme cihazları),masaj uygulamaları,   korse ve breysler reçete edilebilir.Hastalara sert zemine serilmiş yarı sert yarı yumuşak yatakta yatması önerilirken tercihen sırtüstü ve yan yatması, bacakları dizden bükerek ,bacak ağrısı varsa ağrıyan bacağın üzerine yatmaması ve yataktan kalkarken yan dönüp ağırlığını kollara vererek kalkması tavsiye edilir.Ağrı geçtikten veya hafifledikten sonra yerden herhangi birşey alacağında belden öne eğilmemesi, dizlerini büküp dik çömelip dik kalkması gösterilmelidir.Bel omurgasına en fazla yük otururken binmektedir. (oturan insanın beline 140 kilopaskal, ayakta duran insanın beline 100kilopaskal, dizlerini bükerek uzanan insanın beline 15 kilopaskal yük biner).O yüzden iş hayatında otururken belde ağrı oluştuğunda oturmak yerine kalkıp 5-10 dk ayakta durulması,gezinilmesi,evde ise oturmak yerine uzanılması tavsiye edilmektedir.Bütün bunlar olurken hasta psikososyal yönden de gözden geçirilmelidir.Stres,aile özellikleri,negatif duygulanım,hastanın tedaviden beklentileri prognoz açısından önemlidir.

Etiketler:
Paylaş:

Comments are closed.

× Whatsapp